Sıfır Atıkla Kazanan Şehir Olabiliriz.
Çöp Olarak Gördüğümüz Her Şey, Aslında Turhal’ın Yeni Ekonomisi Olabilir!
Bugün çöplerini ayrıştıran şehirler yarının ekonomisini kuruyor; ayrıştırmayanlar ise hem parasını hem de geleceğini çöpe atıyor. Turhal neden sıfır atık konusunda Türkiye’nin örnek ilçelerinden biri olmasın?
Eskiden “çöp” dediğimiz şey yalnızca belediyelerin toplaması gereken bir yük olarak görülürdü. Oysa bugün dünya, atığa bambaşka bir gözle bakıyor. Plastik, cam, metal, kâğıt, organik atık, elektronik eşya, tekstil ve hatta tarımsal artıklar artık ekonomik değeri olan birer hammadde olarak kabul ediliyor. Gelişmiş ülkeler “atık yönetimi” yerine “kaynak yönetimi” kavramını kullanıyor. Çünkü atık doğru yönetildiğinde çevreyi koruduğu gibi yeni yatırımların, yeni istihdamın ve yeni gelir kaynaklarının da kapısını aralıyor.
Türkiye’de son yıllarda uygulamaya alınan Sıfır Atık Projesi, geri dönüşüm konusunda önemli bir farkındalık oluşturdu. Belediyeler, kamu kurumları, okullar ve özel sektör bu dönüşümün bir parçası hâline geldi. Ancak bundan sonraki hedefimiz yalnızca geri dönüşüm kutuları koymak değil; sıfır atığı günlük yaşam kültürüne dönüştürmek olmalıdır.
Turhal gibi tarım ve sanayinin iç içe olduğu ilçelerde sıfır atık yalnızca çevresel bir konu değildir; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın önemli araçlarından biridir.
Tokat genelinde son yıllarda kamu kurumlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaşırken, okullarda çevre bilincini artırmaya yönelik projeler gerçekleştirilmektedir. Erbaa Belediyesi’nin çevre ve geri dönüşüm çalışmaları, Zile’de geri dönüştürülebilir atıkların ayrı toplanmasına yönelik uygulamalar ve Niksar’da çevre farkındalığını artıran eğitim faaliyetleri önemli örnekler arasında yer almaktadır. Almus, Reşadiye, Sulusaray, Yeşilyurt, Artova ve Başçiftlik gibi ilçelerde de çevre temizliği kampanyaları ve geri dönüşüm odaklı sosyal projeler her geçen yıl daha fazla önem kazanmaktadır.
Amasya’da belediyeler geri dönüşüm altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlar gerçekleştirirken, Samsun birçok ilçesinde Atık Getirme Merkezleri kurarak vatandaş katılımını artırmıştır. Ordu’da kıyı temizliği ve geri dönüşüm kampanyaları geniş kitlelere ulaşmış, Sivas’ta kamu kurumlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılmış, Yozgat’ta ise çevre eğitimleri ve atık ayrıştırma çalışmalarıyla önemli farkındalık oluşturulmuştur. Bu çalışmalar gösteriyor ki çevreye yapılan yatırım, aynı zamanda şehir ekonomisine yapılan yatırımdır.
Turhal bu alanda nasıl öncü olabilir?
İlk olarak “Turhal Sıfır Atık Master Planı” hazırlanmalıdır. İlçede oluşan evsel, ticari, sanayi ve tarımsal atıkların miktarı bilimsel olarak analiz edilmeli; hangi atığın nerede ve nasıl değerlendirileceği belirlenmelidir. Ölçemediğimiz hiçbir süreci etkin şekilde yönetemeyiz.
İkinci olarak mahalle bazlı ayrıştırma sistemi kurulmalıdır. Vatandaşın geri dönüşüme katılımını kolaylaştıracak renk kodlu konteynerler, mobil atık toplama noktaları ve dijital takip sistemi oluşturulmalıdır. Böylece geri kazanım oranı kısa sürede önemli ölçüde artırılabilir.
Üçüncü olarak Organize Sanayi Bölgesi’nde “Endüstriyel Simbiyoz” modeli uygulanmalıdır. Bir fabrikanın atığı diğer fabrikanın hammaddesi olabilir. Bu model hem üretim maliyetlerini düşürür hem de çevresel etkileri azaltır. Dünyada birçok sanayi bölgesi bu anlayışla rekabet avantajı elde etmektedir.
Dördüncü olarak tarımsal atıklardan kompost ve biyogaz üretimi desteklenmelidir. Şeker pancarı, mısır, ayçiçeği ve diğer tarımsal ürünlerden geriye kalan organik materyaller enerjiye ve organik gübreye dönüştürülebilir. Böylece çiftçimiz hem ek gelir elde eder hem de kimyasal gübre kullanımını azaltabilir.
Beşinci olarak okullarımız “Sıfır Atık Okulu” modeline geçirilmelidir. Çocuklarımız küçük yaşta çevre bilinciyle yetişirse gelecek nesiller için çok daha temiz ve yaşanabilir bir Turhal inşa edebiliriz.
Altıncı olarak “Atıktan Sanata” ve “Atıktan Tasarıma” yönelik yarışmalar düzenlenmelidir. Kültür ve sanatla çevre bilincini buluşturan bu etkinlikler, özellikle gençlerin ve çocukların konuya sahip çıkmasını sağlayacaktır.
Yedinci olarak geri dönüşüm sektörüne yatırım yapacak girişimcilere uygun alanlar, teşvikler ve danışmanlık desteği sağlanmalıdır. Geri dönüşüm yalnızca çevreci bir faaliyet değil, aynı zamanda yeni nesil bir sanayi koludur. Bugün birçok ülke atık ithal ederek ekonomik değer üretmektedir. Biz ise kendi atığımızı ekonomik değere dönüştürerek istihdam oluşturabiliriz.
Sekizinci olarak “Temiz Mahalle, Temiz Köy, Temiz Okul” yarışmaları düzenlenerek vatandaş katılımı ödüllendirilmelidir. Şehir kültürü yalnızca kurallarla değil, gönüllü katılımla gelişir.
Bu çalışmaların başarısı yalnızca belediyenin çabasıyla mümkün değildir. Kaymakamlık, Belediye, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ticaret ve Sanayi Odası, Organize Sanayi Bölgesi, esnaf odaları, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve vatandaşlarımız aynı hedef etrafında buluşmalıdır. Sıfır atık bir çevre projesi olmanın ötesinde, ortak şehir kültürünün ve yerel kalkınmanın güçlü bir parçasıdır.
Bugün Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat süreci, karbon ayak izi uygulamaları ve döngüsel ekonomi yaklaşımı yalnızca çevre politikalarını değil, ihracatı, sanayiyi ve tarımı da doğrudan etkilemektedir. Çevreyi koruyan şehirler yatırımcı çekiyor, temiz üretim yapan işletmeler uluslararası pazarlarda daha güçlü rekabet ediyor. Turhal da bu dönüşümü bugünden daha etkin olarak yapılırsa yalnızca temiz bir çevreye değil, daha güçlü bir ekonomiye de sahip olacaktır.
Şunu artık kabul etmeliyiz: Atık yönetimi, geleceğin belediyeciliğinin en önemli göstergelerinden biridir. Çöpleri toplayan belediyeler görevini yapmış olur; ancak atığı ekonomiye dönüştüren şehirler geleceği kazanır.
Turhal için yeni bir başarı hikâyesi yazma zamanı gelmiştir. Şeker pancarının bereketiyle büyüyen bu topraklar, şimdi döngüsel ekonomi ve sıfır atık anlayışıyla yeniden örnek olabilir.
Unutmayalım; çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras sadece yollar, binalar ve parklar değildir. Onlara bırakacağımız en değerli emanet; temiz bir çevre, güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir bir Turhal olacaktır. Çünkü geleceği kazanan şehirler, atığını yöneten değil; atığını değere dönüştüren şehirlerdir.
Mustafa AŞAR
Yüksek Endüstri Mühendisi
Önerileriniz için; e-mail: masar@avt.com.tr