6.Köşe Yazım | 12 Haziran 2026

Hayat pahalı, esnaf ve sanatkarımız yorgun.

Sabah kepengini açan bir esnafımızı düşünün…

Elektrik faturası geçen yıla göre katlanmış. İş yeri kirası artmış. Sigorta primleri yükselmiş. Ham madde fiyatları sürekli değişiyor. Müşteri ise her geçen gün daha temkinli harcıyor.

Yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı yalnızca bireyleri değil, ekonominin omurgasını oluşturan esnafımızı ve sanatkârlarımıza derinden etkiliyor.

Aslında yaşanan sorun sadece ekonomik değildir. Bu durum aynı zamanda sosyal bir meseledir. Bir şehirde esnaf güç kaybederse şehir ekonomisi de güç kaybeder.

Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı sadece vatandaşın mutfağını değil, çarşının kalbini de vuruyor. Bugün Turhal’da birçok esnaf ve sanatkârlarımız kar etmeyi değil, ayakta kalmayı düşünüyor. Türkiye ekonomisinin temel direklerinden biri olan esnaf ve sanatkârlarımız, son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşamaktadır. Bugün yüksek enflasyon, artan maliyetler, yüksek faiz oranları ve vatandaşın düşen alım gücü nedeniyle, esnafımız her geçen gün daha büyük bir ekonomik baskı altında kalmaktadır. Bir zamanlar mahallesinin, sokağının ve şehrinin ekonomik can damarı olan küçük işletmeler, artık ayakta kalabilme mücadelesi vermektedir.

Özellikle Bağ-Kur primleri konusunda yaşanan sıkıntılar dikkat çekicidir. Esnafımız bir taraftan yüksek prim ödemeleriyle karşı karşıya kalırken, diğer taraftan emeklilik döneminde aldığı maaş beklentileri karşılamamaktadır. Yıllardır dile getirilen 9 bin prim gününün 7 bin 200 güne düşürülmesi talebi ise hâlâ çözüme kavuşmayı beklemektedir.

Finansmana erişim sorunu da esnafın önündeki en büyük engellerden biridir. Krediye en çok ihtiyaç duyan işletmeler, SGK ve vergi borcu nedeniyle kredi kullanamamaktadır. Oysa ekonomik sıkıntı yaşayan işletmelerin nefes alabilmesi için uygun şartlarda finansmana erişebilmesi gerekmektedir. Yüksek faiz oranları ise birçok işletmenin yatırım yapmasını, büyümesini ve hatta günlük faaliyetlerini sürdürmesini zorlaştırmaktadır.

Artan kira bedelleri, enerji maliyetleri, personel giderleri, POS komisyonları ve vergi yükleri, küçük işletmelerin rekabet gücünü azaltmaktadır. Bunun yanında zincir marketlerin hızla yaygınlaşması da mahalle esnafını zor durumda bırakmaktadır.

Yerel kalkınmanın temelinde güçlü bir esnaf yapısı bulunmaktadır. Eğer esnaf güçlenirse şehir güçlenir; şehir güçlenirse bölge kalkınır.

Esnafımızın yaşadığı sorunların çözümü için merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve finans kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerekmektedir.

Öncelikle Bağ-Kur primlerinde düzenleme yapılmalı, gecikme faizleri yeniden yapılandırılmalı ve prim gün sayısı konusunda verilen sözler hayata geçirilmelidir. Küçük işletmelere yönelik düşük faizli ve erişilebilir kredi imkanları artırılmalıdır. Enerji, kira ve vergi yüklerinin azaltılmasına yönelik destek paketleri oluşturulmalıdır.

Bunun yanında kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele edilmeli, haksız rekabet önlenmeli ve mahalle esnafını koruyacak düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

Bugün esnafın yaşadığı sorunlar yalnızca esnafın sorunu değildir; bu sorunlar şehirlerin, bölgelerin ve ülke ekonomisinin sorunudur.

Mustafa AŞAR
Yüksek Endüstri Mühendisi
Önerileriniz için; e-mail: masar@avt.com.tr